Namaz Sureleri
Fil'den Nâs'a — Arapça, okunuş ve meal bir arada
Namaz sureleri, namazda Fâtiha'dan sonra okunması âdet olmuş kısa surelerdir. Kur'an eğitiminde genellikle sondan başa doğru — Nâs'tan Fil'e — ezberletilir. Bu sayfada namaz surelerinin tamamını Arapça metin, Türkçe okunuş ve meal ile birlikte bulabilirsiniz.
Namazda Fâtiha'dan sonra Kur'an'dan kolayınıza gelen herhangi bir bölümü okuyabilirsiniz (Müzzemmil 73/20); kısa surelerin tercih edilmesi öğrenme kolaylığı sebebiyledir, dinî bir zorunluluk değildir.
Bu sayfada: Fîl · Kureyş · Maûn · Kevser · Kâfirûn · Nasr · Tebbet · İhlâs · Felak · Nâs
Fîl Suresi
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhirrahmânirrahîm.
أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَـٰبِ ٱلْفِيلِ
E lem tere keyfe feale rabbuke bi ashabil fil.
Fil sahiplerine Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
أَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ فِى تَضْلِيلٍ
E lem yec'al keydehum fi tadlil.
Onların düzenlerini boşa çıkarmadı mı?
وَأَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْرًا أَبَابِيلَ
Ve ersele aleyhim tayren ebabil.
Onların üzerine, sert taşlar atan sürülerle kuşlar gönderdi.
تَرْمِيهِم بِحِجَارَةٍ مِّن سِجِّيلٍ
Termihim bi hicaretin min siccil.
Onların üzerine, sert taşlar atan sürülerle kuşlar gönderdi.
فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَّأْكُولٍۭ
Fe cealehum keasfin me'kul.
Sonunda onları, yenilmiş ekin gibi yaptı.
Kureyş Suresi
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhirrahmânirrahîm.
لِإِيلَـٰفِ قُرَيْشٍ
Li ilafi kureyş.
Kureyş kabilesinin yaz ve kış yolculuklarında uzlaşması ve anlaşması sağlanmıştır.
إِۦلَـٰفِهِمْ رِحْلَةَ ٱلشِّتَآءِ وَٱلصَّيْفِ
İlafihim rıhleteş şitai ves sayf.
Kureyş kabilesinin yaz ve kış yolculuklarında uzlaşması ve anlaşması sağlanmıştır.
فَلْيَعْبُدُوا۟ رَبَّ هَـٰذَا ٱلْبَيْتِ
Fel ya'budu rabbe hazel beyt.
Öyleyse kendilerini açken doyuran ve korku içindeyken güven veren bu Ev'in (Kabe'nin) Rabbine kulluk etsinler.
ٱلَّذِىٓ أَطْعَمَهُم مِّن جُوعٍ وَءَامَنَهُم مِّنْ خَوْفٍۭ
Ellezi at'amehum min cuın ve amenehum min havf.
Öyleyse kendilerini açken doyuran ve korku içindeyken güven veren bu Ev'in (Kabe'nin) Rabbine kulluk etsinler.
Maûn Suresi
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhirrahmânirrahîm.
أَرَءَيْتَ ٱلَّذِى يُكَذِّبُ بِٱلدِّينِ
E raeytellezi yukezzibu bid din.
Dini yalan sayanı gördün mü?
فَذَٰلِكَ ٱلَّذِى يَدُعُّ ٱلْيَتِيمَ
Fe zalikellezi yedu'ul yetim.
Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur.
وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ
Ve la yahuddu ala taamil miskin.
Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur.
فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ
Fe veylun lil musallin.
Vay o namaz kılanların haline ki:
ٱلَّذِينَ هُمْ عَن صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ
Ellezine hum an salatihim sahun.
Onlar kıldıkları namazdan gafildirler.
ٱلَّذِينَ هُمْ يُرَآءُونَ
Ellezine hum yuraun.
Onlar gösteriş yaparlar.
وَيَمْنَعُونَ ٱلْمَاعُونَ
Ve yemneunel maun.
Onlar basit şeyleri dahi vermezler.
Kevser Suresi
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhirrahmânirrahîm.
إِنَّآ أَعْطَيْنَـٰكَ ٱلْكَوْثَرَ
İnna a'taynakel kevser.
Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir.
فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَٱنْحَرْ
Fe salli li rabbike venhar.
Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes.
إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ ٱلْأَبْتَرُ
İnne şanieke huvel ebter.
Doğrusu adı sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir.
Kâfirûn Suresi
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhirrahmânirrahîm.
قُلْ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلْكَـٰفِرُونَ
Kul ya eyyuhel kafirun.
De ki: "Ey inkarcılar!"
لَآ أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ
La a'budu ma ta'budun.
"Ben sizin taptıklarınıza tapmam."
وَلَآ أَنتُمْ عَـٰبِدُونَ مَآ أَعْبُدُ
Ve la entum abidune ma a'bud.
"Benim taptığıma da sizler tapmazsınız."
وَلَآ أَنَا۠ عَابِدٌ مَّا عَبَدتُّمْ
Ve la ene abidun ma abedtum.
"Ben de sizin taptığınıza tapacak değilim."
وَلَآ أَنتُمْ عَـٰبِدُونَ مَآ أَعْبُدُ
Ve la entum abidune ma a'bud.
"Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz."
لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِىَ دِينِ
Lekum dinukum ve liye din.
"Sizin dininiz size, benim dinim banadır."
Nasr Suresi
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhirrahmânirrahîm.
إِذَا جَآءَ نَصْرُ ٱللَّهِ وَٱلْفَتْحُ
İza cae nasrullahi vel feth.
Allah'ın yardımı ve zafer günü gelip, insanların Allah'ın dinine akın akın girdiklerini görünce, Rabbini överek tesbih et; O'ndan bağışlama dile, çünkü O, tevbeleri daima kabul edendir.
وَرَأَيْتَ ٱلنَّاسَ يَدْخُلُونَ فِى دِينِ ٱللَّهِ أَفْوَاجًا
Ve reeyten nase yedhulune fi dinillahi efvaca.
Allah'ın yardımı ve zafer günü gelip, insanların Allah'ın dinine akın akın girdiklerini görünce, Rabbini överek tesbih et; O'ndan bağışlama dile, çünkü O, tevbeleri daima kabul edendir.
فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَٱسْتَغْفِرْهُ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ تَوَّابًۢا
Fe sebbih bi hamdi rabbike vestagfirh, innehu kane tevvaba.
Allah'ın yardımı ve zafer günü gelip, insanların Allah'ın dinine akın akın girdiklerini görünce, Rabbini överek tesbih et; O'ndan bağışlama dile, çünkü O, tevbeleri daima kabul edendir.
Tebbet Suresi
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhirrahmânirrahîm.
تَبَّتْ يَدَآ أَبِى لَهَبٍ وَتَبَّ
Tebbet yeda ebi lehebin ve tebb.
Ebu Leheb'in elleri kurusun; kurudu da!
مَآ أَغْنَىٰ عَنْهُ مَالُهُۥ وَمَا كَسَبَ
Ma agna anhu maluhu ve ma keseb.
Malı ve kazandığı kendisine fayda vermedi.
سَيَصْلَىٰ نَارًا ذَاتَ لَهَبٍ
Se yasla naren zate leheb.
Alevli ateşe yaslanacaktır.
وَٱمْرَأَتُهُۥ حَمَّالَةَ ٱلْحَطَبِ
Vemreetuh, hammaletel hatab.
Karısı da, boynunda bir ip olduğu halde ona odun taşıyacaktır.
فِى جِيدِهَا حَبْلٌ مِّن مَّسَدٍۭ
Fi cidiha hablun min mesed.
Karısı da, boynunda bir ip olduğu halde ona odun taşıyacaktır.
İhlâs Suresi
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhirrahmânirrahîm.
قُلْ هُوَ ٱللَّهُ أَحَدٌ
Kul huvallahu ehad.
De ki: O Allah bir tektir.
ٱللَّهُ ٱلصَّمَدُ
Allahus samed.
Allah her şeyden müstağni ve her şey O'na muhtaçtır.
لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ
Lem yelid ve lem yuled.
O doğurmamış ve doğmamıştır.
وَلَمْ يَكُن لَّهُۥ كُفُوًا أَحَدٌۢ
Ve lem yekun lehu kufuven ehad.
Hiçbir şey O'na denk değildir.
Felak Suresi
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhirrahmânirrahîm.
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلْفَلَقِ
Kul euzu bi rabbil felak.
De ki: "Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım."
مِن شَرِّ مَا خَلَقَ
Min şerri ma halak.
De ki: "Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım."
وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ
Ve min şerri gasikın iza vekab.
De ki: "Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım."
وَمِن شَرِّ ٱلنَّفَّـٰثَـٰتِ فِى ٱلْعُقَدِ
Ve min şerrin neffasati fil ukad.
De ki: "Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım."
وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ
Ve min şerri hasidin iza hased.
De ki: "Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım."
Nâs Suresi
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhirrahmânirrahîm.
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلنَّاسِ
Kul euzu bi rabbin nas.
De ki: "İnsanlardan ve cinlerden ve insanların gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların Tanrısı, insanların Hükümranı ve insanların Rabbi olan Allah'a sığınırım."
مَلِكِ ٱلنَّاسِ
Melikin nas.
De ki: "İnsanlardan ve cinlerden ve insanların gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların Tanrısı, insanların Hükümranı ve insanların Rabbi olan Allah'a sığınırım."
إِلَـٰهِ ٱلنَّاسِ
İlahin nas.
De ki: "İnsanlardan ve cinlerden ve insanların gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların Tanrısı, insanların Hükümranı ve insanların Rabbi olan Allah'a sığınırım."
مِن شَرِّ ٱلْوَسْوَاسِ ٱلْخَنَّاسِ
Min şerril vesvasil hannas.
De ki: "İnsanlardan ve cinlerden ve insanların gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların Tanrısı, insanların Hükümranı ve insanların Rabbi olan Allah'a sığınırım."
ٱلَّذِى يُوَسْوِسُ فِى صُدُورِ ٱلنَّاسِ
Ellezi yuvesvisu fi sudurin nas.
De ki: "İnsanlardan ve cinlerden ve insanların gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların Tanrısı, insanların Hükümranı ve insanların Rabbi olan Allah'a sığınırım."
مِنَ ٱلْجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ
Minel cinneti ven nas.
De ki: "İnsanlardan ve cinlerden ve insanların gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların Tanrısı, insanların Hükümranı ve insanların Rabbi olan Allah'a sığınırım."