FETİH.ORG

الطارق

Târık Suresi

Arapça metni, Türkçe okunuşu ve meali

Sure No
86
Ayet
17
İniş Yeri
Mekke
İniş Sırası
36
Anlamı
Vuruşlu

Târık Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 86. suresidir; 17 ayettir ve Mekke döneminde inmiştir. Adının anlamı: Vuruşlu. Aşağıda surenin tamamını Arapça metni, Türkçe okunuşu ve Diyanet meali ile ayet ayet okuyabilir, tilavetini dinleyebilirsiniz.

Arapça tilavet (el-Afâsî)
Türkçe sesli meal

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Bismillâhirrahmânirrahîm.

1#

وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ

Ves semai vet tarık.

Göğe ve Tarık'a and olsun;

2#

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ

Ve ma edrake met tarik.

Tarık'ın ne olduğunu sen bilir misin?

3#

ٱلنَّجْمُ ٱلثَّاقِبُ

En necmus sakıb.

O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır.

4#

إِن كُلُّ نَفْسٍ لَّمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ

İn kullu nefsin lemma aleyha hafız.

Üzerinde gözetici olmayan kimse yoktur.

5#

فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَـٰنُ مِمَّ خُلِقَ

Fel yenzuril insanu mimme hulık.

Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın.

6#

خُلِقَ مِن مَّآءٍ دَافِقٍ

Hulika min main dafik.

O, erkek ve kadının beli ile kaburga kemikleri arasından atılagelen bir sudan yaratılmıştır.

7#

يَخْرُجُ مِنۢ بَيْنِ ٱلصُّلْبِ وَٱلتَّرَآئِبِ

Yahrucu min beynis sulbi vet teraib.

O, erkek ve kadının beli ile kaburga kemikleri arasından atılagelen bir sudan yaratılmıştır.

8#

إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجْعِهِۦ لَقَادِرٌ

İnnehu ala rec'ıhi le kadir.

Şüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir'dir.

9#

يَوْمَ تُبْلَى ٱلسَّرَآئِرُ

Yevme tubles serair.

Şüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir'dir.

10#

فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍ

Fema lehu min kuvvetin ve la nasır.

O gün, insanın gücü de, yardımcısı da olmaz.

11#

وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجْعِ

Ves semai zatir rec'.

Dönüşlü göğe ve yarılan yeryüzüne and olsun ki,

12#

وَٱلْأَرْضِ ذَاتِ ٱلصَّدْعِ

Vel ardı zatis sad'.

Dönüşlü göğe ve yarılan yeryüzüne and olsun ki,

13#

إِنَّهُۥ لَقَوْلٌ فَصْلٌ

İnnehu le kavlun fasl.

Doğrusu bu Kuran kesin bir sözdür.

14#

وَمَا هُوَ بِٱلْهَزْلِ

Ve ma huve bil hezl.

O, eğlence için değildir.

15#

إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًا

İnnehum yekidune keyda.

Gerçekten onlar düzen kuruyorlar.

16#

وَأَكِيدُ كَيْدًا

Ve ekidu keyda.

Ben de bir düzen kurmaktayım.

17#

فَمَهِّلِ ٱلْكَـٰفِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًۢا

Fe mehhilil kafirine emhilhum ruveyda.

Sen inkarcılara mehil ver; onlara mukabeleyi biraz geri bırak.